بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

إِنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ غَيْبَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَاللَّهُ بَصِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
İnnallahe ya'lemu gaybes semavati vel ard, vallahu basirun bima ta'melun.
Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. Allah, yaptıklarınızı görendir.
Surely, God knows all the unseen in the heavens and the earth; God is Seer of what you do.
﴾ Hucurât - 18. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ

E lem neşrah  leke sadrek.

Senin için göğsünü ferahlatmadık mı...?
Did We not comfort your chest
﴾ İnşirah - 1. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ

Ve vedagna anke vizrek.

Yükünü üzerinden atmadık mı...?
And take from you your load
﴾ İnşirah - 2. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
الَّذِي أَنقَضَ ظَهْرَكَ

Ellezi enkada zahrek.

Belini büken yükünü..?
Which had put strain on your back?
﴾ İnşirah - 3. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَك

Ve refa'na leke zikrek.

Senin zikrini yükseltmedik mi..?
And We have raised your remembrance
﴾ İnşirah - 4. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

Fe inne maal usri yusra.

Zira zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
So with hardship comes ease.
﴾ İnşirah - 5. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا

İnne maal usri yusra.

Elbette zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
With hardship comes ease.
﴾ İnşirah - 6. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
 فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ

Fe iza feragte fensab.

O halde her fırsatta kararlılıkla yeni şeyler yapmaya giriş.
So when you are done, then stand.
﴾ İnşirah - 7. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
 وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ 

Ve ila rabbike fergab.

Ve yalnızca Rabb'ine yönel.
And to your Lord you shall seek.
﴾ İnşirah - 8. ﴿
بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
لاَ يُكَلِّفُ اللّهُ نَفْسًا إِلاَّ وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لاَ تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَآ أَنتَ مَوْلاَنَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
La yukellifullahu nefsen illa vus'aha leha ma kesebet ve aleyha mektesebet rabbena la tuahızna in nesina ev ahta'na, rabbena ve la tahmil aleyna ısran kema hameltehu alellezine min kablina, rabbena ve la tuhammilna ma la takate lena bih, va'fu anna, vagfir lena, verhamna, ente mevlana fensurna alel kavmil kafirin.

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."

GOD never burdens a soul beyond its means: to its credit is what it earns, and against it is what it commits. "Our Lord, do not condemn us if we forget or make mistakes. Our Lord, and protect us from blaspheming against You, like those before us have done. Our Lord, protect us from sinning until it becomes too late for us to repent. Pardon us and forgive us. You are our Lord and Master. Grant us victory over the disbelieving people."
﴾ Bakara - 286. ﴿
 بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَالضُّحَى
Ved duha.
Kuşluk vaktine andolsun,
By the forenoon.
﴾ Duha - 1. 
﴿
 بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَاللَّيْلِ إِذَا سَجَى

Vel leyli iza seca.

Ve karanlık çöktüğünde geceye..!
By the night as it falls.
﴾ Duha - 2. 
﴿
 بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَى
Ma veddeake rabbuke ve ma kala.
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da..
Your Lord has not left you, nor did forget..
﴾ Duha - 3. 
﴿
 بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَالَّذِينَ كَذَّبُواْ بِآيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لاَ يَعْلَمُونَ
Vellezine kezzebu bi ayatina se nestedricuhum min haysu la ya'lemun.
Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir şekilde adım adım yok olmaya yaklaştırırız.
As for those who deny Our revelations, We will entice them from where they do not know

﴾ A'râf - 182. ﴿

 بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
وَأُمْلِي لَهُمْ إِنَّ كَيْدِي مَتِينٌ
Ve umli lehum, inne keydi metin
Ve Ben onlara mühlet de veririm, çünkü benim kahrım çok çetindir.
And I will encourage them, for My planning is formidable.

﴾ A'râf - 183. ﴿

 بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ اللَّهُ وَعْدَهُ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ
Ve yesta'ciluneke bil azabi ve len yuhlifallahu va'deh, ve inne yevmen inde rabbike ke elfi senetin mimma teuddun.

Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.

They challenge you to bring retribution, and GOD never fails to fulfill His prophecy. A day of your Lord is like a thousand of your years.

﴾ Hac - 47. ﴿

 بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلاَ تَكُن مِّن الْمُمْتَرِينَ

El hakku min rabbike fe la tekun minel mumterin.

Hak Rabbindendir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma.

This is the truth from your Lord; do not harbor any doubts.

﴾ Âli İmrân - 60. ﴿

بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ وَمَن تَابَ مَعَكَ وَلاَ تَطْغَوْاْ إِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Festekim kema umirte ve men tabe meake ve la tatgav, innehu bi ma ta'melune basir.
Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.
So stand straight as you were commanded, and those who have repented with you, and do not transgress. He is Seer over what you do.
﴾ Hûd - 112. ﴿